Ana sayfa  Annelik  Elsanatları  Haberler  Magazin Dünya  Magazin Türkiye       

Moda  Ressamlar  Seramik  Tiyatro Sinema  Yazılar  Yemekler 

 

Magazin

Suç Dosyaları

Gazete Manşetleri

Tarihte Bugün Arşiv: Temmuz A

ğustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart  Nisan Mayıs 

1-15 Ocak

16-31 Ocak

1-15 Şubat

15-28 Şubat

1-15 Mart 16-31 Mart 1-15 Nisan 16-30 Nisan 1-15 Mayıs 15-31 Mayıs 1-15 Haziran 15-30 Haziran  

Grafik Saati

Tarihte bugün: 28 Mayıs

Şair Edip Cansever 1986 yılında İstanbul'da hayata veda etti.

Edip Cansever 8 ağustos 1928'de İstanbul'da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun olduktan sonra girdiği Yüksek Ticaret Okulu'nu yarıda bırakarak babasının Kapalıçarşı'daki dükkanında ticarete başladı ve 1976'ya kadar antikacılık yaptı.

Turgut Uyar ve Cemal Süreya ile birlikte İkinci Yeni'nin öncü şairleri arasında anılan Cansever'in ilk kitabı 'İkindi Üstü' (1947), henüz 19 yaşında bir delikanlının, dünyayla ilk karşılaşmasının, tanışmasının ve ilk itirazlara yeltenişinin izlenimlerini dile getirir.

Yer yer acemice de olsa alttan alta, akacağı derin ve geniş yatağın ilk işaretlerini de taşıyan 'İkindi Üstü'den sonraki ikinci kitabı 'Dirlik Düzenlik' (1954), büyük ölçüde Garip şiirinin etkisinde kalsa da, şairin daha sonra İkinci Yeni'ye ulanacak şiir yaklaşımının ilk ipuçlarını verir.

Bu kitapta yer alan 'Masa da Masaymış Ha' adlı şiir, Türk şiirinin en çok bilinen eserleri arasında yerini alacaktır.

Dilini olduğu kadar konularını, yöneliş ve tercihlerini de bulduğu kitap olan 'Yerçekimli Karanfil' (1957), bireyin yalnızlığı ve yabancılığının güdülediği sonsuz arayış çabası biçiminde özetlenebilecek Cansever şiirinin temellerini atar ve aynı izlek, dramatik şiirin ayrı ayrı ustalık örnekleri olan 'Umutsuzlar Parkı' (1958), 'Petrol' (1959), 'Nerde Antigone' (1961) ve 'Tragedyalar' (1964) ile sürer.

'Çağrılmayan Yakup'la (1969) başlayan sol siyasal eylemlere duygusal ve düşünsel planda katılışın şiirleri, 'Kirli Ağustos'ta (1970) çeşitlenerek sürdükten sonra, 'Sonrası Kalır'la (1974) destansı boyutlar kazanır.

'Ben Ruhi Bey Nasılım' (1976) ve 'Sevda ile Sevgi' (1977), toplumsal planda yaşanan yenilginin ardından yeniden bireysele dönüştür ve 'Şairin Seyir Defteri' (1980), 'Bezik Oynayan Kadınlar' (1982), 'İlkyaz Şikayetçileri' (1984), 'Oteller Kenti' (1985) adlı kitaplar, bu içe kapanışı evrensel yalnızlık planında kavrayışın şiirlerini bir araya getirir.

'Yerçekimli Karanfil' ile 1958 Yeditepe Şiir Armağanı; 'Ben Ruhi Bey Nasılım' ile 1977 TDK Şiir Ödülü; ve 'Yeniden' adlı toplu şiirleriyle Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü bulunan Edip Cansever'in yayımlanmamış şiirleri 'Gül Dönüyor Avucumda' (1987) adlı kitapta toplanmıştır.

Eserleri

'İkindi Üstü' (1947), 'Dirlik Düzenlik' (1954), 'Yerçekimli Karanfil' (1957), 'Umutsuzlar Parkı' (1958), 'Petrol' (1959), 'Nerde Antigone' (1961), 'Tragedyalar' (1964), 'Çağrılmayan Yakup' (1966), 'Kirli Ağustos' (1970), 'Sonrası Kalır' (1974), 'Ben Ruhi Bey Nasılım' (1976), 'Sevda ile Sevgi' (1977), 'Şairin Seyif Defteri' (1980), 'Yeniden' (1981), 'Bezik Oynayan Kadınlar' (1982), 'İlkyaz Şikayetçileri' (1984), 'Oteller Kenti' (1985), 'Gül Dönüyor Avucumda' (1987)

Şiirlerinden örnekler...

Yerçekimli Karanfil

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.

Adsız Bir Çiçek

Rengini dünyaya ilk defa sunan
Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim
Sevgilim
Bana 'sen bir şairsin' dediğin zaman.

Yalnız sana yazıyorum bu şiiri
İstersen bir şiir gibi okuma
Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
Soğuklar başlayınca havalanıp
Millerce yol katettikten sonra
Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle.

Ve yazmış olacağım bir de
Her dönemde her çağda
Sevdanın kendine özgü diliyle.

Bu Gemi Ne Zamandır Burada

Bu gemi ne zamandır burada
Çoktan boşaltmış yükünü
Gece de olmuş, rıhtım da bomboş
Mavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfa
Arkada, güvertede
Ah, neresinden baksam sessizlik gene.

Yürürüm usuldan, girerim bir meyhaneye
İçerde üç beş kişi
Yalnızlık üç beş kişi
Bir kadeh rakı söylerim kendime
Bir kadeh rakı daha söylerim kendime
-Söyle be! ne zamandır burda bu gemi
-Denizin değil hüznün üstünde.

Belki yarın gidecek
Bir anı gelecek bir başka anının yerine.

İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.

Masa da Masaymış ha

Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.

Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.

Günün diğer önemli olayları

1492: Mimar Sinan Kayseri'nin Ağırnas köyünde doğdu.
1862: Sayıştay kuruldu.
1902: Bilim adamı Thomas Edison pili buldu.
1908: James Bond'un yaratıcısı İngiliz romancı Ian Fleming hayata merhaba dedi.
1913: Osmanlı'da ilk feminist örgüt sayılabilecek Teali-i Nisvan kuruldu.
1918: Azerbaycan bağımsızlığını ilan etti. 28 ay bağımsız kalan Türk devleti, 27 nisan 1920'de SSCB'ye katıldı.
1919: Mustafa Kemal Paşa, Havza'dan, sivil ve asker yüksek memur ve komutanlıklara, işgallere karşı çıkılan mitingler düzenlenmesini bildirdi.
1919: İstanbul'da tutuklanan İttihat ve Terakki ileri gelenleri, Malta'ya sürgüne gönderildi. Bu ilk kafilede 66 kişi yer alıyordu. Sürgünler 20 kasım 1920'ye kadar sürdü.
1928: Bakanlar Kurulu, Millet Mektepleri açılmasını kararlaştırdı.
1933: Naziler Alman Komünist Partisi'nin bütün mallarına el koydu.
1953: Kore'de 28-29 mayıs savaşlarında Türk tugayı 155 şehit verdi.
1954: Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) en çok konuşulan diller arasına Türkçe'yi de aldı.
1959: ABD tarafından uzaya gönderilen iki maymun sağ olarak Dünya'ya döndü.
1960: Milli Birlik Komitesi, Orgeneral Cemal Gürsel'e Milli Birlik Komitesi başkanlığının yanı sıra, başbakanlık, milli savunma bakanlığı ve başkomutanlık görevlerini de verdi. Orgeneral Gürsel aynı gün asker ve sivil üyelerden oluşan bakanlar kurulunu açıkladı. Başbakan Adnan Menderes Kütahya yolunda tutuklandı. Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve yedi bakanın Silahlı Kuvvetler gözetiminde olduğu açıklandı.
1961: Uluslararası Af Örgütü Londra'da kuruldu.
1978: Onlar Grubu ressamlarından Orhan Peker, İstanbul'da yaşamını yitirdi.
1983: Şarkı sözü yazarı Çiğdem Talu hayata veda etti.
1987: Batı Alman pilot Mathias Rust küçük uçağıyla Sovyet hava koridorunu delerek Kızıl Meydan'a indi. Hava Kuvvetleri Başkomutanı Koldunov görevden alındı.
1992: Türkiye ile Nahçivan'ı birbirine bağlayan Ümit Köprüsü hizmete girdi.
1999: 57'nci hükümet kuruldu. Milliyetçi Hareket Partisi, Demokratik Sol Parti ve Anavatan Partisi'nden oluşan koalisyon hükümetinde Başbakan Bülent Ecevit'ti ve kabinede hiç kadın bakan yoktu.
2002: NATO, Rusya'yı sınırlı ortak ilan etti.
 

Tarihte bugün Arşivi

Ocak

Şubat

Mart

Nisan

Mayıs

Haziran

Temmuz

Ağustos

Eylül

Ekim

Kasım

Aralık

1 Mayıs

2 Mayıs

3 Mayıs

4 Mayıs

5 Mayıs

6 Mayıs

7 Mayıs

8 Mayıs

9 Mayıs

10 Mayıs

11 Mayıs

12 Mayıs

13 Mayıs

14 Mayıs

15 Mayıs

16 Mayıs

17 Mayıs

18 Mayıs

19 Mayıs

20 Mayıs

21 Mayıs

22 Mayıs

23 Mayıs

24 Mayıs

25 Mayıs

26 Mayıs

27 Mayıs

28 Mayıs

29 Mayıs

30 Mayıs

31 Mayıs

Ziyaretçi Sayacı
Gizlilik Politikası