Ana sayfa Annelik Elsanatları Haberler Magazin Dünya Magazin Türkiye Moda Ressamlar Seramik Tiyatro Sinema Yazılar Yemekler

Bir ulus ağlıyor 10 Kasım: Atatürk'ün hayata gözlerini kapadığı gün

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk, 1938 yılında bugün hayata veda etti.

1881'de Selanik'te doğan ve 10 Kasım 1938'de İstanbul'da hayata gözlerini yuman Atatürk öldüğünde dünya da Türkiye ile birlikte ağlamıştı.

Dünya basınının ve dünya liderlerinin Atatürk hakkında söyledikleri...

John F. Kennedy (ABD Başkanı, 10 Kasım 1963): "Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır. Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması, yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan etmesi ve o zamandan beri koruması,  Türk halkının görevidir.

Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur."

Franklin Roosvelt (ABD Başkanı): "Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkan kalmamış olmasıdır."

General McArthur (ABD Genelkurmay Başkanı): "Asker ve devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biriydi. Kendisi, Türkiye'nin, dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Keza o, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir."

Chicago Tribune (ABD): "Dünya sahnesinden tarihin en dikkatli, çekici adamlarından biri geçti."

The New York Times (ABD): "Savaş sonrası döneminin en yetenekli liderlerinden biri."

Almanya Resmi Haber Ajansı: "Almanya, Atatürk'ün eserine ve mücadelesine hayrandır. Onda, tarihi eseri, özgürlüğü seven bütün milletler için bir sembol olarak kalacak kudretli bir kişilik görmektedir."

Profesör Herbert Melzig (Alman tarihçi): "Istırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve insanlığın yalnız maddi değil, manevi gelişmesini sağlamak isteyenler Atatürk'ün iman verici ve yön göstericiliğinden örnek ve kuvvet alsınlar."

Profesör Maurice Baumant (Fransız tarihçi): "Osmanlı İmparatorluğu bir hayal gibi ortadan silinirken, milli bir Türk devletinin kuruluşu, bu çağın en şaşırtıcı başarılarından birisidir. Mustafa Kemal, yüce bir eser ortaya koymuştur. Atatürk'ün parlak başarısı bütün sömürgeler için bir örnek olmuştur."



Claude Farrer (Fransız yazar): "Karşımdaki bu büyük adamda, keşfettiğim bu büyük meçhulde maharet ve karakter o kadar iyi işlenmişti ki, sözlerinde hiçbir şüphe aranamazdı."

Pierre Dominique (Fransız gazeteci): "Bugünün Türkleri, yüzyıllar önce Avrupa'yı titreten canlı millet durumuna erişmiştir. Ve bu aksam o büyük ulunun başında bekleyen Türkiye, güçlü ve dipdiri Türkiye'dir."

Albert LeBrun (Fransa Cumhurbaşkanı): "Akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır."

Paris-Soir (Fransa): "Sırasıyla ihtilalci ve asi, sonradan muzaffer bir kumandan olan 'Türklerin babası' Yeni Türkiye'yi yarattı, sultanları kovdu, kadınlara hürriyet verdi fesi kaldırdı, ülkesinde radikal bir inkilap yaptı."

Charles De Gaulle (Fransa Cumhurbaşkanı): "Türkiye tarihi, bugün her zamandan çok Batı ve Avrupa tarihinden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk'ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmamıştır. Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk, bu gelişmenin temel öğelerinden biridir."


The Fortnightly (İngiltere): "Savaş sonrasının en ileri gelen devlet adamlarından biri. Kendi başına bir klas oluşturuyordu ve hemen her açıdan tekti."

The Observer (İngiltere): "Çağımızda hiçbir isim Atatürk'ün adı kadar büyük saygı yaratmamıştır."

The Sunday Times (İngiltere): "İngiltere önce, cesur ve asil bir düşman, sonra da sadık bir dost olarak tanıdığı büyük adamı selamlamaktadır."

The Times (İngiltere): "O, Türkiye'nin önceki kuşaklarından hiçbirine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları, Türkiye'nin Avrupa devleti olmasını sağladı, yakın doğunun tarihini değiştirdi."

Winston Churchill (İngiltere Başbakanı): "Savaşta Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk milletini yeniden dirilten Atatürk'ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de büyük kayıptır. Her sınıf halkın onun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahraman ve modern Türkiye'nin Ata'sına değer bir görünümden başka bir şey değildir."

Daily Telegraph (İngiltere): "Atatürk, Türk Milleti'nin ruhunda Türk Bayrağı gibi dalgalanan bir baştı."

Emanullah Han (Afganistan Kralı): "O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi."

Libre Belgique (Belçika): "Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk'tür."

Ma Shao-Cheng (Çinli yazar): "Mustafa Kemal yeni Türkiye'nin kalbidir. Eski, yıpranmış bir toplumdan yepyeni, güçlü bir millet yaratmış, eşsiz kişiliğiyle kendini herkese saydırmış, enerjisiyle herkesi kendine inandırmıştır."

National Tidence (Danimarka): "Atatürk, şahsiyet ve yeteneğin dev gibi bir simgesiydi. O, 20'nci yüzyılın en görkemli olayını yaratan adamdı."

Hufvud Stadbladet (Finlandiya): "Atatürk, olağanüstü nitelikte bir devlet adamı, savaş sonrası dünya tarihinin en önemli simalarından biriydi."

Tahran (İran): "Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır."

Iran (İran): "Atatürk yalnız kahraman milletinin büyük bir şefi olmakla kalmamıştır. O, aynı zamanda insanlığın da en büyük evladı olmuştur."

Ben Gurion (İsrail Başbakanı, 10 kasım 1963): "Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20'nci yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkilapcı olmuştur."

Nya Dagligt (İsveç): "O olmasaydı modern Türkiye olmazdı. Onun sayesinde Türkler, onun olağanüstü eserini izleyebilecekler ve zaten dünyaca pek yüksek olan onurlarını daha fazla yükseltebileceklerdir."

Perrone Di San Martino (İtalyan yazar): "Üstün iradesi, tükenmez cesareti ve eşsiz sezişi ile hasımlarını dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti, üç yılda memleketine yalnız askeri değil, aynı zamanda tam ve doyurucu bir siyasi zafer kazandırdı."

Tribuna (İtalya): "Atatürk'ün ölümü ile Yakın Doğu'nun gelişmesine birinci derecede etken olan son derece kuvvetli bir şahsiyet kaybolmuştur."

Japan Times (Japonya): "Şaşırtıcı ve çekici bir kişi. Asker olarak büyük, fakat devlet adamı olarak daha büyük."

The Japan Chronicle (Japonya): "Yüzyıldan beri Küçük Asya'nın çıkardığı en büyük lider."

Profesör Zaajti Franes (Macar tarihçi): "Türkiye'yi bir arı kovanına ve bütün Türkleri de bal aramağa çıkmış çalışkan arılara benzetiyorum. Nasıl arılar beylerinin etrafında toplanıp çalışırlarsa bütün Türk milleti bu gün büyük dahi Mustafa Kemal etrafında toplanmışlardır."

Egyptian (Mısır): "Çağının, belki de tüm tarihin en olağanüstü kişilerinden biri."

Eyüp Han (Pakistan Cumhurbaşkanı): "Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan'da, onu geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever."

Gazeta Polska (Polonya): "Onun yaratıcı ruhunun ve ateşli yurtseverliğinin harekete geçmemiş olduğu hiçbir alan yoktur."

Kalinin (Sovyetler Birliği Başbakanı): "Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk milletinin milli bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni milli yapısını yaratmıştır."

Katimerini (Yunanistan): "Türkiye, dost ve düşmanlarının hayran olduğu bir adama, malik bulunmak bahtiyarlığına erişmiştir."

Ruhi Su - Ankara türküsü 10 Kasım Ankara'nın taşına bak

 

Ruhi Su - Ankara türküsü

Ankara'nın taşına bak
Gözlerimin yaşına bak
Uyan uyan Gazi Kemal
Şu feleğin işine bak!

Kılıncını vurdum taşa
Taş yarıldı baştan başa
Uyan da bak Gazi Kemal
Başımıza gelen işe.

Ankara'nın dardır yolu
Düşman aldı sağı, solu.
Sen gösterdin Paşam bize
Böyle günde doğru yolu.

 

Atatürk’ün hayatı – 1881 – 1938

 

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu..: Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır..: Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV..: yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir..: Annesi Zübeyde Hanım ise  Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır..: Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi..: Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı..:

 

Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti..: Bu sırada babasını kaybetti (1888)..: Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi..: Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu..: Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi..: Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti..: 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı..: 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu..:, Harp Akademisi'ne devam etti..: 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı..: 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5..: Ordu emrinde görev yaptı..: 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu..: Manastır'a III..: Ordu'ya atandı..: 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı..: 1910 yılında Fransa'ya gönderildi..: Picardie Manevraları'na katıldı..: 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı..:

 

1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı..: 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı..: 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi..:

 

Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı..: Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü..: 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı..: Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi..: Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi..: Bu sırada I..: Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı..: Mustafa Kemal 19..: Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi..:

 

1914 yılında başlayan I..: Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti..: 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler..: 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19..: Tümen Conkbayırı'nda durdurdu..: Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi..: İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti..: Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı..: Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II..: Anafartalar zaferleri takip etti..: Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253..:000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir..: Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir..:

 

Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'ndan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı..: 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi..: Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı..: Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi..: Veliaht Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu..: Bu seyahatten sonra hastalandı..: Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu..: 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7..: Ordu Komutanı olarak döndü..: Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı..: Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi..: Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı..:

 

Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9..: Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı..: 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı..: 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı..: 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı..: 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu..: Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı..:

 

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı..: 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I..: Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı..: Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı..:

 

Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:

 

Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı..:

 

Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)

I..: İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)

 

II..: İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)

 

Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)

 

Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)

 

Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi..: Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı..: Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı..:

 

23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir..: Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı..: 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı..: Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı..: 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi..: 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu..: Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı..:

 

Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı..: Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:

 

1..: Siyasal Devrimler:

· Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)

· Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)

· Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

 

2..: Toplumsal Devrimler:

· Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)

· Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)

· Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)

· Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)

· Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)

· Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

 

3..: Hukuk Devrimi:

· Mecellenin kaldırılması (1924-1937)

· Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

 

4..: Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:

· Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)

· Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)

· Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)

· Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)

· Güzel sanatlarda yenilikler

 

5..: Ekonomi Alanında Devrimler:

· Aşârın kaldırılması

· Çiftçinin özendirilmesi

· Örnek çiftliklerin kurulması

· Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması

· I..: ve II..: Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

 

Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi..:

 

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi..: Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi..: 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi..: Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi..: 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti..:

 

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi..: İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi..: Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı..:

 

15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10..: Yıl Nutku'nu okudu..:

 

Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı..: 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi..: Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar..: Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü..: Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi..: Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı..: Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı..:

 

1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı..: Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı..: Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi..: Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı..: Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı..: Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi..: Zengin bir kitaplık oluşturmuştu..: Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı..: Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi..: Doğayı çok severdi..: Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı..:

 

Fransızca ve Almanca biliyordu..: 10 Kasım 1938 saat 9..:05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu..: Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi..: Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü..:

 

Atatürkün hayatı kaynak: http://www.kultur.gov.tr/TR-96300/ataturk39un-hayati.html

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Günün diğer önemli olayları

1483: Protestan reformunun lideri Martin Luther doğdu.
1922: VI. Mehmet Vahdettin, son selamlık törenine katıldı.
1924: Halk Fırkası, Cumhuriyet Halk Fırkası adını aldı.
1953: Atatürk'ün naaş'ı, görkemli bir törenle Anıtkabir'e nakledildi.
1979: Yayıncı İlhan Erdost, Mamak Askeri Cezaevi'nde, dayak sonucu öldü.
1988: Atatürk, ölümünün 50'nci yılında ilk kez yas tutulmadan anıldı.
1989: Bulgaristan Devlet Başkanı Tudor Jivkov, istifa etmek zorunda kaldı.
1992: Türkiye'nin ilk cep denizaltısı dalışını Bodrum'da gerçekleştirdi.
1996: Ankara'da on binlerce kişi, 'şeriata geçit yok' pankartı altında Anıtkabir'e yürüyerek, Ata'nın manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu. Anıtkabir'i, 10 kasımda 1 milyon kişi ziyaret etti.

Ruhi Su 10 kasım ankaranın taşına bak

Tarihte bugün Arşivi

 

Gizlilik Politikası grafiksaati.com[at]gmail.com